sevgili günlük,
2026'nın benim için ilk konseri daha önce 2024'te küçük çiftlik park'ta freedoom festivalinde izlemiştik, konser badim kendilerine çok hayran olduğu için tek geldikleri bu konsere de satışa çıktığı an biletlerimizi alıp beklemeye koyulduk.
öngrup olarak dream ocean çıktı, şahsen ilk defa dinleme şansına eriştim bu grubu. senfonik metal 'in en klasik örneklerinden biri olabilir. grup türkiye'de kurulup almanya'ya göç etmiş. vokal türk olmakla birlikte diğer üyeleri -artık- alman. malesef kendileri hakkında da pek bilgi yok ama metal archives'a alabiliriz meraklıları.. vokal başak gerçekten çok güçlü bir sese sahip. kendisine hayran olmamak elde değil. kendisini ayrıca bir arkadaşıma benzettiğim için bütün konseri sanki onu dinliyor gibi geçirdim benim için ekstra keyifli oldu. (=
dream ocean'ın 8 şarkılık minik şovundan sonraki arada dj'in de olmaması fırsatıyla bol bol geyik çevirdik. kötü dj müziklerindense sessizliği tercih edeceğim için ben fonda bir müziğin eksikliğini yaşamazken arkadaşlarım bu durumdan şikayet ettiler. tercihler farklı farklı, biz bir takım insanlar gibi tahümmülsüz olmadığımız için kabul edebiliyoruz durumu (bkz: bir önceki yazım)
bir bekleme süresinin ardından yanlış hatırlamıyorsam kayıttan çalan bir müzikle grup sahneye çıktı fakat iki şarkı sonra ses sistemindeki teknik bir arızadan dolayı ara verdiler. bize her şey güzel geliyordu ve sorunun neden kaynaklandığını ve ne olduğunu anlayamadık.
arıza giderildikten sonra hiç hız kesmeden konser sonuna kadar arka fonda değişik görseller, kılıçlı fanlı dansözleri ve güler yüzleriyle bize eğlenceli bir zaman geçirtti grup. bir şarkıda dream ocean'dan başak sahnede gruba eşlik etti ki bence hem çok iyi bir performanstı hem de şarkıya vokalleri çok yakıştı.
bence iki kere bise çıktılar, çünkü zaher iki kere iyi akşamlar dileyip grupla birlikte sahneden indi. en son alkış kıyamet olunca ise sizi seviyoruz diye geri döndüler, plan program dışı merciless times çalacaklardı fakat konser başında yaşanan teknik sıkıntı bu şarkıda da oldu ve çalmaktan vazgeçip gittiler. bu noktada açıkçası ayıp ettiklerini düşünüyorum. insanlara bir söz veriyorsan bunu gerçekleştirmek için bir çaba göstermek lazım en azından. bu noktada teknik arızanın backtrack'ten kaynaklandığını düşünmeye başladım ve eğer öyleyse zaten insanlar albüm kalitesini beklemiyor orada bir arada olmak ve o anı paylaşmak istiyorlar. backtrack'ı sallayıp çok hızlıca akustik bir versiyon ya da basit gitar/davul ritim ile geride kalan seyirci ile bir kuple dahi olsa söylenip insanların gönlü hoş edilebilirdi. aaa arıza var tüh çalamadık diyip gitmek sempatiklikleriyle puan toplayan arkadaşların hanesine eksi yazdı benim açımdan.
iki eksiyi de seyirciye yazdım. konsere mi geliyorsunuz, sahnede canlı müzik varken bağırarak sohbet etmeye mi geliyorsunuz. vırvırvır kulağımın dibinde sinir oldum yine \= bir eksi buradan, bir eksi de arka tarafın sahneyi görmesine asla imkan vermeden iki kolunu birden kaldırıp her şeyi çekmeye çalışanlara. işte evet dansöz çıkmış aa kılıç falan dedik iki saniye kadar. teşekkürler, görüntünüzü tablet ile konser çekenler engellesin (bkz: sabaton konseri) diyerek sizi konser tanrılarına havale ediyorum.
bir konserde daha if'in meşhur kovacılarıyla takıştık. bu konserde direkt kendileriyle göz göze gelmeme ve dikkatimi sahneden ayırmama taktiği ile sıvıştırdım. kovacıların kendisi ile -ter kokanları haricinde- bir problemim yok, bu uygulamaya sitemim. sevgili konser badimle kovacıları boykot ettiğimiz için bu mekanda asla bir şey yemiyor ve içmiyoruz. bu uygulamaya karşı olan herkesi de bu boykota davet ediyorum.
bir süredir canımı sıkan sağlık sorunlarım sebebiyle geriden gelen yazılarımda bir sonraki konser 8 nisan'daki geoff tate idi, beklerim..
stay hard, stay heavy \m/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder