gitmeyi hiç sevmediğim mekanlardan uniq'teki konserimize in flames aşkına yollara koyuldum.
in flames clayman albümü ile tanışıp geriye doğru albümleriyle tanıştığım ve herhalde 25 senedir de dinlemediğim bir grup ancak clayman bir aralar gece gündüz dinlediğim bir albüm olduğu için iki seferdir (2024 konserine de biletim vardı) niyetleniyorum. 2024 konserinde hasta olduğum için biletim olduğu halde son dakikada gidememiştim. giden arkadaşlar hep azar yedik çok mutsuz olduk diye çıktılar konserden ama kaçırdığım için 2026'da yine aldım bilet.
bu sefer ön grup employed to serve ve napalm death idi. dünyanın bir ucundan çıkıp gittiğim için yine ilk grubu kaçırdım malesef, napalm death ise ismen elbette bildiğim fakat asla dinlemediğim bir grup olsa da sahnedeki enerjileri, seyirciyle iletişimleri çok iyi gruplardan biri olarak aklımda yer etti. müzik tarzları bana hitap etmediği için headliner olsa gitmem ama bu şekilde yine denk gelsem izlemek isterim.
bu arada mark greenway "they always say freedom of religion but i say freedom from religion" diyerek beni benden aldı. dinlemesem de akl-ı selim'de buluşabilmek güzel bir his.
gel gelelim in flames efendilere, clayman sonrası şarkılarına baktım da bu nasıl bir değişim dönüşümdür diye şoka girdim geçen sene. bu şoku iki senedir koruyorum netekim. bu konserde de eski şarkılarında nostalji yapıp yeni şarkılarında bayarım geçerim diye düşünüyorum ve fakat en çok foregone (2023) ve a sense of purpose (2008) albümlerinden çalıp kalanları dağıtmışlar. yapacak bir şey yok haklarıdır fakat eski şarkıları da dinliyorsun yok yeni tarzlarında desen değil, eskisi gibi desen değil kendi elleriyle kendi eserlerini baltaladılar neden hiç anlamadım. benzer yorumları başka kişilerden de konser sonrasında duydum hatta. bu konser benim için clayman'den tek şarkı olarak setlist'te görünen only for the weak'ti onu da beter edip bıraktılar. sonrasında arkaya kaçıp kendi kendime ağladım zaten P=
bu arada uniq'te foh'un üzerini bir önceki gün gelen fırtınadan dolayı zannediyorum metal bir kafes yapıp branda ile kapatmışlar. genel alanı ikiye bölen basamak alandan rahatça izlemek mümkünken eğer foh'un arkası direkt ölü alan olmuş. haliyle aşağıda sahne önü ile bölünen ve pitler ile şenlenen genel alanda sıkışmak istemediğimz için foh'un sağı ve soluna sıkışıp sürekli geriye gidip gelen insanlara yol vermek durumunda kaldık. metal konserleri genelde kavimler göçüne sahne olduğu için hemen her şarkıda sağımızdan solumuzdan birilerinin geçtiğini tahmin edebilirsiniz.
konserin en komik anı ise anders friden'in seyirciye sağdakiler nasıl soldakiler nasıl arkadakiler nasıl falan diye sorarken soldaki vip'ye siz orda ne yapıyorsunuz ya ne ayaksınız diye takılması ve madem pit yok sandalye falan değişin bir hareket olsun demesi idi.
bu konserden nasıl döneceğiz acaba pazar günü diye düşünürken ve otobüs gelir mi diye beklerken bizi öğretmen bir hanım duraktan toplayıp 4. levent'e metronun dibine bıraktı, hafif deja vu yaşamakla birlikte çok da mutlu oldum sürünmeden eve vakitli gidebildim sayesinde.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder